Restoranınızın kârını nasıl artırırsınız?

Facebook’un doğuşunu anlatan The Social Network filminde Sean Parker Mark Zuckerberg’e şu öneriyi yapar “Thefacebook.com’dan the’yi kaldır. sadece facebook olsun.” belki de facebook’un bugün aldığı en iyi öneridir.

New York’ta yaşayan ve kendisine menü mühendisi diyen Greg Rapp’ta restoranlara şu öneriyi yapıyor: “dolar işaretini kaldırın.” Dolar işareti olan menüye sahip restoranlarda genel davranış “ucuz yemekleri seçmeye” yönelik oluyor. Çünkü müşterinin beynine parayı yani cebinden çıkacak olan parayı hatırlatıyorsun. İkinci önerisi ise eğer pahalı bir restoran olmak istiyorsan başlangıçlarını pahalı yap ki ana yemeklerine istediğin yüksek fiyatı koy ve böylece kârın artar. Başlangıçların maliyetleri çok düşüktür. Hatta çoğu zaman maliyeti yoktur. Çoğu restoranın menüsüne eklemesinin sebebi “Ana yemek fiyatlandırma aracısı” olmasıdır.

Menüde yemekleri sıralarken en pahalıdan başla en ucuza doğru git. Beyin negatiften pozitife geçsin. Pozitifi en başta verirsen pahalı yemekleri elersin. Yani en ucuzdan başlarsa menü o vakit müşteriler pahalı yemekleri görmezden gelecek. Böylece ortadaki yemekleri seçecek ve kârınız artacak. Yapılan bir araştırma müşterilerin genelde ortadaki yemekleri seçtiklerini gösteriyor. Greg Rapp’ta en pahalıdan başlayıp en ucuza gidilirse ortadaki yemeklerin satışını artacağını öne sürüyor.

Renklerin gücünü kullanın diyor Greg Rapp. Ana yemeklerin mavi(pozitif bir imge uyandırıyor. Dünyadaki çoğu bankanın logosunun renginin mavi olması bu yüzdendir.) ve kırmızı(iştah uyandırıcı bir etki bıraktığını söylüyor.) üzerine koyun.

Menü kaç sayfadan oluşmalı? Eğer menü tek sayfadan oluşursa restoranın zayıf bir restoran olduğu algısına erişecek. 2 sayfa ise seçimler ve ana yemekler için gayet iyi. Çünkü restoranın sonuç odaklı olduğunu düşündürür. 3 ve daha fazla sayfalı menülerde odaklanma sorunu yaşayacağını ve lezzet kaybı yaşatacağını düşündürür müşteriye.

Eskiden zengin müşteriler hesaplarla ilgilenmezlerdi. fiyat duyarsızlığına sahiptiler. Hatta kadınlara verilen menülerde fiyatların yazmadığı bir dönem vardı. Fakat artık çok zenginlerde ne ödeyeceğini bilmek istiyor. Bu yüzden de artık kadınlara verilen menü/erkeklere verilen menü ayrımı yok. Çünkü artık kadınlar da ekonomik güce kavuşmasından dolayı gerçek müşterilere evrildiler. Geçtiğimiz günlerde Şarkıcı Yalın’la ilgili bir haber vardı. Yalın Etiler’de bir restoranda hesaba itiraz etmiş. Haberin detayı “fazladan hesap” idi. Fazladan hesap ifadesi “Servis ücreti”nden kaynaklanıyor. Lüks restoranlar garsonların yaptığı hizmetleri “servis ücreti” adı altında ücretlendiriyor. Orta üst sınıf segmentte bu hesaplar 35 liradan başlıyor. 50 liraya kadar çıkıyor. Restorana girdiğinizde ve elinize menü tutuşturulduğunda “servis ücreti”de vardır denmiyor. Haliyle menüde de belirtilmiyor. Bu yüzden önce damak tadını sonra da fiyatları düşünerek sipariş veren müşteri “beklenmeyen maliyetle” karşılaşınca gerginlik yaşanıyor. Yalın’ın yaşadığı olay da budur. Türk restoranlarının en büyük kötü intibası budur. Beklenmeyen maliyet müşteriyi soğutur ve şoka uğratır. Çünkü aldığı hizmetten memnun olma garantisi de yoktur.

Ya siz hiç restoranda beklenmeyen maliyetle karşılaştınız mı? detayları: sametc@gmail.com‘a yazabilirsiniz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s