Mcdonald’s Olimpiyat Sponsorluğunu Neden Bıraktı?

ABD’li fast food devi Mcdonald’s 41 yıldır sürdürdüğü Olimpiyat sponsorluğundan çekildiğini duyurdu. IOC(Uluslararası Olimpiyat Komitesi) ile ortaklaşa alınan karar geçtiğimiz günlerde açıklandı. Mcdonald’s 4 yıl için 100 milyon dolar ödüyordu. Mcdonald’s yetkilileri “kendi işimize odaklanacağız…” dedi.

Mcdonald’s olimpiyat sponsorluğu Olimpiyat alanları içinde resmi gıda perakendicisi olmasını sağlıyordu. Olimpiyat köyü ve etkinliklerinin yapıldığı alanlarda McDonald’s açılmasına izin veriyordu. 1 yıl için 25 milyon dolar ödüyordu. Mcdonald’s için çok büyük bir miktar değil fakat 100 milyon dolar iyi bir tasarruf rakamı sayılabilir. Mcdonald’s “Kendi işimize odaklanacağız… vaktimizi kendi işlerimize ayırarak kârımızı artırmaya çalışacağız…” dedi. Mcdonald’s’ın olimpiyat sponsorluğunu bırakma gerekçeleri olarak olimpiyat tv reytinginin düşmesi olarak gösteriliyor. Fakat bu ne kadar doğru? Türkiye gibi futboldan başka bir sporun reyting listelerinde ilk 10’a giremediği bir ülkede 2016 yılında sosyal medyada olimpiyatlar EURO2016 futbol şampiyonasından daha çok takip edilmiş ve aratılmış. Yine Facebook’ta 2016 yılında dünya genelinde olimpiyatlar en çok konuşulan konular içinde 6. sırada. Bu listede EURO2016 yok!

2016 yılında yapılan Olimpiyat akıllı telefon penetrasyonun inanılmaz seviyelere yükseldiği ve sosyal medya çağı diye nitelendirilecek bir zamanda yapıldı. Tv izlenme oranlarının her türlü etkinlikte azaldığı seyircilerin artık internetten izledikleri bir dönemde yapıldı. Dolayısıyla olimpiyat gibi büyük etkinliklerde artık kıstas “tv reyting”i değil. Sosyal medyada ne kadar konuşulduğu ile ölçülüyor. Ne kadar görüldüğün ile… Dolayısıyla Mcdonald’s artık daha az görünürlük yarattığı için bırakmış olabilir. Çünkü Olimpiyat denen sağlıklı insanların organizasyonunda sağlıksız diye nitelendirilen Mcdonald’s artık talep görmeyeceğini anlamış olabilir.

Rio2016 Olimpiyatlarında marka bilinirliliğini en çok artıranlardan biri  Under Armour idi. Mcdonald’s markasından daha az para harcayarak marka bilinirliliğini inanılmaz seviyede yükseltmişti. Çünkü Under Armour Amerika Jimnastik Takımı’nın resmi sponsoru idi. Jimnastik takımı Under Armour markasını giyiyordu. Tüm olimpiyat boyunca spot ışıklarını üzerine çeken Simone Biles Rio2016’da Nadi Comaneci’den beri en yüksek puanları toplayarak 4 altın 1 bronz madalya kazandı. Spor dünyasının yeni efsanesi tüm spot ışıklarını üzerine çekerken üzerinde her daim Under Armour markası vardı. Jimnastik takımı hünerlerini sergilerken Under Armour markasını giyiyorlardı. Bu detay olimpiyatlarda görünürlük yaratmak için devasa paralar harcamak gerekmediğini, sadece isabetli tercihler yapmak gerektiğini gösteriyordu.

Bir başka örnek ise Atletizm dalında yaşandı. Bir atlet 5000 metre çizgisini geçtiğinde sevinçten kollarını havaya kaldırdı. Bu poz binlerce twitter ve instagram hesabında paylaşıldı. Kollarını havaya kaldıran atletin kolunda Garmin spor saatlerinden biri vardı.

Olimpiyat üzerinden kazanç elde etmek sporcuyu doğrudan desteklemek ya da başka türlü yöntemlerle dikkat çekmekten geçiyor. Olimpiyatların yeni sponsoru Intel olimpiyatlarda 5G, sanal gerçeklik (VR), üç boyut (3D) ve 360 derece teknolojilerinin yanı sıra yapay zeka ve drone hizmetleri sunacak. İntel bunlardan ne gibi fayda sağlayacak? elbette 2020’ye kadar gelişecek olan teknolojiyi de üstüne ekleyerek inovatif devrimlerle olimpiyatları izleme alışkanlığını değiştirebilir. Elbette izlenen görüntülerde intel markası yer alacak.

Adweek adlı reklamcılık sitesinde yer alan bir araştırma gösteriyor ki sosyal medyada bir fotoğrafa ya da videoya bakan takipçilerin %78’i fotoğrafta, videoda markalı bir giyimin yer aldığını hatırlıyorlar. Bu detayı gören markalar Olimpiyatlarda devasa paralar harcayıp sponsor olmak yerine özellikli sporcuları destekleyerek marka bilinirliliğini artırıyorlar. Sosyal medya çağında en önemli şey “görünürlük”

Sports illustrated dergisinin olimpiyat sonrası eylül sayısının kapağında Michael Phelps, Katie Ledecky ve Simone biles yer aldı.

d770a68d6a0956640ba55db7ffc5275b

Bu kapak epey bir tartışma yarattı. Çünkü Micheal Phelps’in kişisel sponsoru Under Armour, Simone Biles’in ait olduğu Jimnastik kulübünün sponsoru Under Armour. Üstündeki mayo Under Armour markasına ait. Fakat kapakta görünen tek bir marka var: Nike.

Peki neden Under Armour burada problem çıkarmadı? Her iki sponsor olduğu sporcular kapakta ama markaları görünmüyor. Bu kapak Amerika’nın marka pazarlamacıları ve reklamcıları arasında epey tartışma yaratmıştı. Fakat Under Armour’un kabul ettiği gibi bu kapakta temsil edilen şey Amerika Birleşik Devletleri Olimpiyat Komitesi. Yani USOC. Kapak Amerika Olimpiyat Komitesinin başarısını simgeliyordu. USOC’un sponsoru ise Nike. Under Armour pazarlamacısı dahi “O kapakta temsil edilen şey bireysel başarılar değil. USOC. Sözleşme şartlarımız karmaşık.” şeklinde açıklama yaptı.

Mcdonald’s devasa paralar harcayarak marka olarak verim alamadıklarını farketmeden önce sosyal medya çağında görünürlük için devasa paralar harcamaya gerek olmadığını keşfetmiş olabilir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s